Hemra Köse 0 Takipçi | 0 Takip

Daha fazla süt için daha fazla müzik

2014-02-14 10:33:00
Daha fazla süt için daha fazla müzik |  görsel 1

İngiliz bilim adamları 2005'te yaptıkları bir araştırmada klasik müzik dinleyen ineklerin daha çok süt verdiğini bilimsel olarak kanıtlamıştı. Bu araştırma sonrasında ülkemizdeki çiftlik sahipleri ineklere müzik dinletmeye başlamış, kimi çiftlikte roman havası kimi çiftlikte kolbastı dinleyen inekler olduğunu duymuştuk. Ancak İzmir Seferihisar'daki çiftlik sahibi Nedim Sever, bilim adamlarından çok daha önce keşfetmiş bu durumu. Yaklaşık 15 yıldır ineklerine müzik dinletiyor. Sever, çok radyo eskitmiş, müziğin her türlüsünü dinlemiş, dinletmiş. En sonunda ineklerin en rahat enstrümantal yani sözsüz müzikte süt verdiğine kanaat getirmiş. 80 ineğin bulunduğu çiftliği ziyaret ediyoruz. Hayvanların her biri kendi havasında takılıyor. Renklerine, boynuzlarına göre isimleri var. 'Güllü, Sarıkız, Boynuzlu' diye ismen seslendiğimizde tepki yok. Ancak müzik çalmaya başlayınca usulca hareketleniyorlar. Sonra ahırın kapısı açılıyor. Hayvanlar o kapıda tek tek sıra oluyor. Abartmıyoruz! Herhangi bir müdahale olmadan kapıya yanaşıyorlar. Sıraya giren ineklere müzik eşliğinde süt sağma makineleri bağlanıyor, bir inek ortalama 5 dakikada sağılıyor. Sağılan süt aktarma pompalarından tanklara gidiyor. Tankta soğutulduktan sonra sütçülere veriliyor. Elle sağmaya kalksanız 1 saatinizi alacak işlem teknolojinin nimetleri sayesinde zamandan da tasarruf sağlıyor. Nedim Sever, müzik olmayınca süt veriminin düştüğünü söylüyor. İneklerin müzikle stres attığını, hatta fazladan süt verdiğini anlatıyor. Çiftlikteki inekler enstrümantal müziklerden hoşlanıyor. 'Damar müzik' çalmaya başlayınca huysuzlaşıyor, hoşlarına giden melodileri işitince sakinleşiyorlar. İnekler memnuniyetin... Devamı

1977'den beri tek iktidar aslında o

2014-02-14 10:37:00
1977den beri tek iktidar aslında o |  görsel 1

Köy muhtarı dendi mi başında kasket, üstünde yelek, elinde tesbih tutan bir tip canlanır gözümüzde. Bizim muhtar Mehmet Amca da tam bu profile sahip. Ancak onu diğer muhtarlardan ayıran, 1977'den beri iktidarı kimseye kaptırmaması, en uzun süre görevde kalan başbakanlara bile fark atması. Köyüne okul yaptırmak için arazisini satmış olması ise cabası. 1977'den beri kaç hükümet gördü Türkiye. Birçok iktidar partisi geldi geçti, yönetim defalarca el değiştirdi, darbeler bitti gitti. İsmet İnönü 16 yıl 4 ay, Süleyman Demirel 10 yıl 10 ay başbakanlık koltuğunda oturarak en uzun süre görevde kalan siyasetçiler oldu. Ancak İzmir'in Orhanlı köyündeki muhtar Mehmet Şükrü Öner, tam 33 yıldır iktidar. Bin 109 nüfuslu köy deyip geçmemek lazım, Mehmet amca en zor şartlarda köye okul, kütüphane, sağlık ocağı kazandırmış. Hatta okul yapılması için vakti zamanında arazilerini satmış. Köyün çocukları okulsuz kalmasın, yeter ki okusun diye 1994'te kolları sıvamış. Okul için dernek kurmuş. Dernekte para pul yok tabii. Çareyi arazisini satmakta bulmuş. İki yıl süren çalışmalardan sonra iki derslikli bir okul yapmışlar. Üstelik açılışına dönemin Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay da gelmiş. Mehmet amcaya kaç hükümet gördüğünü soruyoruz, 'çook' diyor ve o günden bugüne tüm siyasi partileri başlıyor saymaya. Kendi siyasi görüşü hakkında ise ser verip sır vermiyor. "Mehmet amca bu kadar iş başardın, siyasete atılmayı düşünmedin mi?" diyoruz. Köy işlerinden siyasete vakit kalmadığını söylüyor. Ama siyasete atılsa iktidar olacağından şüphesi yok. "Demirel'den neyim eksik?"... Devamı

Yeriz biz bu siteyi!

2014-02-14 10:36:00
Yeriz biz bu siteyi! |  görsel 1

Aileden uzakta öğrenci olmak zor olduğu kadar keyiflidir de. Ancak iş yemek yapmaya geldiğinde isyan bayrağı çekilir. 'Bugün evde yemek yapalım artık' dense de yine dışarıdan yemek söylenir. Öyle ya, bu konuda herkesin becerikli değildir. Beceri varsa da öğrenci hali; malzeme yoktur. İnternetsiz yapamayan gençlik artık kontör masrafı da yapmıyor, nerede olursa olsun netten sipariş veriyor. Adres ise belli: uniyemek.com Türkiye'nin üniversitelilere yönelik ilk ve tek çevrimiçi yemek sipariş sitesinin şimdilik 11 bin üyesi bulunuyor. Sitenin kurucusu Sabancı Üniversitesi Telekomünikasyon Mühendisliği Bölümü mezunu Ali Caner Öner. Okuldaki yemeklerin problem olmasından sıkılan Öner, dışarıdaki firmalarla anlaşıp okula yemek siparişi getirilmesini sağlamış. Hikâyenin öncesi var tabii. Öner, 2005'te üniversitenin Facebook'u Suugle'ı tasarlamış. Hatta üniversiten 'yaratıcılık ödülü' kazanmış. O sitede yemek sipariş hizmeti vermeye başlayan Öner, bir süre sonra bağımsız bir site kurmuş. Sonra da kendi üniversitesi dışındaki okullara hizmet vermeye başlamış. Şu anda uniyemek. com'a bağlı 150 restoran bulunuyor. Ancak bu sayıya ulaşmak hiç de kolay olmamış. İşin başındayken restoranları ikna etmek bir hayli zor olmuş. Genç bir delikanlının kendilerine bu kadar para kazandıracağını kimse hesap edememiş önce. Sonra bir iki derken katılımcı restoran sayısı 150'yi bulmuş. Bu site üzerinden günde yaklaşık 200 sipariş veriliyor. Sitenin kullanıcıları özellikle şehir merkezinden uzaktaki üniversitelerin öğrencileri. Öner, sadece kendisi çalışmıyor, öğrencilere de iş imkânı sunuyor. Üniversitelerdeki sipariş ağını sağlayan gençler, bu siteden ekmek yiyor. Çalışmak isteyen &... Devamı

Fidel Castro'dan Kevin Costner'a birçok ünlü bu fincancıda

2014-02-14 10:34:00
Fidel Castrodan Kevin Costnera birçok ünlü bu fincancıda |  görsel 1

Muhabbetlerin bahanesi, kız isteme merasimlerinin vazgeçilmezi, bir tutam öğütülmüş çekirdekle suyun aşkıdır bol köpüklü kahve. Kırk yıl da hatır edinmiştir gönüllerde. Biz 1554'te tanışmışız kahveyle. Çok da sevmişiz ki bu itibarlı içecek dünyada 'Türk kahvesi' olarak nam salmış. Hatta Türkler Yemen'den gelen kahveyi o kadar çok benimsemiş ki 1710'da Papa, Müslüman içeceği olduğu için kahveyi yasaklamış. Ancak o yıllardan bugüne sergüzeşti olan yalnızca kahve değil. Kahve ince belli bardakta ya da kupada içilmez ne de olsa, kendine has sunumu ve fincanlarıyla yekvücut. Hele ki Osmanlı'da kahve keyfi bir başka. Zarif, işlemeli, estetik fincanlarda bir törenle sunulurdu kahve. Mısır Çarşısı'ndaki Galeri Set, Osmanlı'dan bu zamanlara kahve esintileri getiriyor. Galeri Set'in fincan ustalarından Uğur Atik, "Bizim fincanlarımız, size tarihin derinliklerinde bir yolculuk yaptırıyor." diyor. Bu yolculuğa eşlik edenlerse yalnızca Türkler değil. Uğur Bey, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yanı sıra birçok yabancı devlet adamı ve sanatçıya da fincan vermiş. Bunların arasında Kraliçe Elizabeth, ABD Başkanı George W. Bush, Fidel Castro, Ürdün Kraliçesi, Suudi Arabistan Prensi, Irak Cumhurbaşkanı Talabani, Kevin Costner gibi isimler yer alıyor. Ortadoğu uzmanı Hüsnü Mahalli, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'i ziyaret etmeden önce lacivert fincanlardan 6 tane almış. İngiliz kraliçesi Elizabeth'e turkuvaz renkte fincan vermişler. Kraliçenin maiyeti en son geldiğinde birkaç renk fincan almış. Gelenler Kraliçe'nin en çok pembe fincanları beğendiğini söylemiş. Kevin Costner'ın yardımcısı da fincancıda soluğu alanlardan. Uğur Bey, "... Devamı

Mikrodalganızın başına çorap ördük!

2014-02-14 10:32:00
Mikrodalganızın başına çorap ördük! |  görsel 1

Bir gün 'mikrodalgada çorap ısıtma tarifi' vereceğimiz hiç aklımıza gelmezdi. Bir eşi olmayınca anlamını yitiren, giysiden saymayıp üvey evlat muamelesi gösterilen çoraplar, artık mutfakta! Hem de birbirinden leziz yemekler için kullandığımız mikrodalga fırında.Çorabınızı fırına koyuyorsunuz ve 1 dakika bekliyorsunuz. Sonunda o sıcacık çoraplar ayaklarla buluşuyor ve uzun süre ayağınızı ısıtıyor. Aroma Home tasarımı olan bu çoraplar, üşüyen ayaklar için aslında harika. Çünkü sadece ayağınızı ısıtmıyor, ayaklardaki eklem ağrılarını hafifletiyor ve kan dolaşımını hızlandırıyor. Buğday keseleri olan çoraplardan bir yandan aroma kokusu yükseliyor. Bu aroma, güç içindeki stresi atmaya da yardımcı oluyor. Ürün yüzde 100 pamuktan üretilmiş. Dolayısıyla ayaklar havasız kalmıyor. İçindeki gizli cepte esans yağlarıyla işlenmiş özel buğday taneleri bulunuyor. Isıtırken mutlaka talimatı okumak gerekiyor. Örneğin buğdaya alerjisi olanlara önerilmiyor. 6 farklı modeli, 5 farklı esans seçeneği olan çoraplardan 43 numaraya kadar bulabilirsiniz. Yaklaşık 1 yıldır bu ürünü kullanan Sibel İnal, sıcağı seven kadınlardan. Eşi kendisine bu çorapları hediye ettiğinde çok şaşırmış ama kullandıkça vazgeçemez olmuş. İnal, "Eşim sıcaktan hoşlanmıyor, ben de soğuktan. Çoraplar o kadar sıcak tutuyor ki; doğalgaz açmıyoruz ve eşimle durumu dengeliyoruz." diyor. Çorapları fırından çıkardığı an yayılan kokunun harika olduğunu anlatan İnal, çorapları ısıttıktan sonra derhal fırını temizliyormuş. Bu çoraplar internet üzerinden satış yapanların içini de ısıtıyor. 'keyiflihediye.com' sitesinin sahibi Murat Kaya, çorabın 20 sitede satışa sunulduğunu belirtiyor. Kendi sitesinde ... Devamı